İçeriğe atla
Psikoloji Kariyer

Psikolojiye başlarken okuma listesi

Üst üste dizilmiş psikoloji kitapları, üzerinde kapalı bir defter ve yanında yanan pirinç bir masa lambası; bordo ve arduvaz tonlarında bir çalışma masası
Görsel: bu yayın için üretildi

Psikolojiye başlarken en yaygın hata, doğrudan terapi kitaplarına atlamaktır. Sağlıklı sıra şudur: önce alanın haritasını veren bir genel giriş, sonra ilgi duyduğunuz alt alan, en sonunda yöntem. Aşağıda konu başlıkları ve yalnızca yaygın olarak bilinen eserler yer alır.

Önce bir genel giriş kitabı okuyun

Psikolojiye başlamanın en verimli yolu, alanın tamamını gösteren bir ders kitabıyla başlamaktır. Genel giriş kitapları biyolojik temellerden algıya, öğrenmeden belleğe, gelişimden sosyal psikolojiye ve psikopatolojiye kadar bütün alt alanları sırayla tanıtır. Bu sayede hangi alanın sizi çektiğini erken görürsünüz. Türkiye'deki bölümlerde uzun yıllardır kullanılan klasik kaynaklardan biri Atkinson ve Hilgard imzalı Psikolojiye Giriş kitabıdır. Böyle bir kitabı baştan sona okumak zorunda değilsiniz; bölüm başlıklarını tarayıp ilginizi çeken üç dört bölümü dikkatle okumak da işe yarar. Ders kitaplarının popüler kitaplardan üstünlüğü, bir iddiayı hangi araştırmaya dayandırdığını göstermeleridir. Popüler kitaplar akıcıdır ama seçici anlatır. İkisini birlikte okumak en iyisidir: giriş kitabı çerçeveyi kurar, popüler kitaplar merakı canlı tutar. Bölüm sonlarındaki kaynakçaya bakma alışkanlığını da erken kazanın. Bir iddianın hangi çalışmaya dayandığını görmek ilerideki her okumanızı hızlandırır ve alanın nasıl biriktiğini somut biçimde gösterir.

Sosyal psikoloji

Sosyal psikoloji, insanın başkalarının varlığında nasıl değiştiğini inceler ve yeni başlayanlar için en sürükleyici alandır. Konu başlıkları arasında tutumlar ve tutum değişimi, uyma ve itaat, grup kararları, önyargı ve kalıp yargılar, yardım etme davranışı ve kişilerarası çekim yer alır. Bu alanda uzun süredir okunan bir kaynak Elliot Aronson imzalı Toplumsal Hayvan kitabıdır. Robert Cialdini imzalı İknanın Psikolojisi, tutum değişimi ve etki mekanizmalarını gündelik örneklerle anlatır. Philip Zimbardo imzalı Şeytan Etkisi ise durumun davranış üzerindeki gücünü tartışır. Bu alanı okurken bir uyarıyı akılda tutun: sosyal psikolojinin bazı klasik bulguları son yıllarda yeniden sınanmış ve bir kısmı tartışmaya açılmıştır. Bir kitapta okuduğunuz çarpıcı deneyin bugünkü durumunu merak ediyorsanız, güncel derleme makalelerine bakmak iyi bir alışkanlıktır. Bu uyarı alanı değersizleştirmez, tam tersine bilimin kendi kendini düzeltme mekanizmasının çalıştığını gösterir. Bir bulgunun yeniden sınanması ve gerekiyorsa geri alınması, psikolojinin zayıflığı değil olgunlaşma biçimidir.

Bilişsel psikoloji ve karar verme

Bilişsel psikoloji, dikkat, algı, bellek, dil ve düşünme gibi zihinsel süreçleri inceler. Bu alan hem akademik hem uygulamalı kariyerin merkezinde yer alır; kullanıcı deneyimi araştırması ve eğitim tasarımı gibi alanların temeli buradadır. Karar verme ve yargı konusunda en çok okunan kaynaklardan biri Daniel Kahneman imzalı Hızlı ve Yavaş Düşünme kitabıdır. Kitap, sezgisel ve analitik düşünme arasındaki ayrımı ve sistematik yargı hatalarını uzun yıllara yayılan araştırmalara dayanarak anlatır. Bu alanı okurken deneysel yöntemi de birlikte öğrenmek büyük avantaj sağlar, çünkü bilişsel psikolojinin iddiaları neredeyse tamamen laboratuvar bulgularına dayanır. Okurken kendinize şu soruyu sorun: bu iddia hangi görevle ölçüldü ve bu görev gerçek hayattaki hangi duruma karşılık geliyor. Bu soru, alanı ezberlemek yerine anlamanızı sağlar. Bu alanda okuduklarınızı kendi üzerinizde denemek de öğreticidir. Bellek ve dikkat konusundaki bulguların çoğu gündelik hayatta gözlemlenebilir; ders çalışma düzeninizi bu bilgilere göre yeniden kurmak hem konuyu hem de kendinizi tanıtır.

Klinik alan ve psikoterapi

Klinik alana giriş yaparken önce psikopatolojinin genel çerçevesini, sonra terapi yaklaşımlarını okumak daha sağlıklıdır. Sıralamayı ters çevirmek, ne olduğunu anlamadan nasıl yapıldığını okumak anlamına gelir. Bu alanda terapi ilişkisinin insani tarafını gösteren yazarların başında Irvin Yalom gelir; grup terapisi ve varoluşçu yaklaşım üzerine yazdıkları hem alan kitapları hem de daha genel okur için yazdığı vaka anlatıları geniş biçimde okunur. Anlam arayışı ve zorlukla baş etme konusunda sık okunan bir başka eser Viktor Frankl imzalı İnsanın Anlam Arayışı kitabıdır. Terapi yöntemlerinin karşılaştırmalı incelemesi için ders kitaplarına başvurmak daha güvenlidir. Öğrenciyken bu okumaların bir yetkinlik kazandırmadığını unutmayın; okumak kuramı tanıtır, uygulama becerisi ancak süpervizyon altında gelişir. Klinik okumalarda bir riske daha dikkat edin. Tanı kategorilerini öğrenirken kendinizi ve çevrenizdeki insanları bu kategorilere yerleştirme eğilimi çok yaygındır; genellikle geçicidir, ancak rahatsız edici hale gelirse konuşulacak biriyle paylaşmak en doğrusudur.

Nöropsikoloji ve vaka anlatıları

Beyin ve davranış ilişkisini merak ediyorsanız, alana vaka anlatılarıyla girmek etkili bir yoldur. Nöropsikoloji, beyindeki değişikliklerin algı, bellek, dil ve kişilik üzerindeki etkilerini inceler ve bulgularının büyük bölümü tek tek hastaların dikkatli incelenmesinden gelmiştir. Bu geleneğin en bilinen anlatıcılarından biri Oliver Sacks'tir; Karısını Şapka Sanan Adam kitabı, nörolojik tabloları insan hikâyeleri üzerinden anlatır. Duygu ve karar verme ilişkisi konusunda Antonio Damasio imzalı Descartes'ın Yanılgısı sıkça okunan bir kaynaktır. Vaka anlatıları merak uyandırır, ancak tek bir vakadan genel sonuç çıkarılamayacağını akılda tutmak gerekir. Bu kitapları okuduktan sonra aynı konuların bir ders kitabındaki bölümlerine dönmek, hikâyenin ardındaki yöntemi görmenizi sağlar ve alanın nasıl çalıştığını çok daha net gösterir. Nöropsikoloji okumaya başlayacaksanız temel bir sinirbilim girişini elinizin altında bulundurmak işinizi kolaylaştırır. Beyin bölgelerinin adlarını ezberlemek gerekmez, ancak hangi işlevin nerede bozulduğunu takip edebilmek anlatıları çok daha anlamlı kılar.

İstatistik ve araştırma yöntemleri

Yöntem kitaplarını okuma listesinin sonuna değil ortasına koyun. İstatistik ve araştırma yöntemleri, psikolojide okuduğunuz her iddiayı değerlendirmenizi sağlayan araçtır ve bu araç olmadan literatür bir görüşler yığını gibi görünür. Bölüm derslerinizin kaynak kitabı iyi bir başlangıçtır; İngilizce okumaya hazırsanız Andy Field imzalı istatistik kitapları anlaşılır anlatımıyla yaygın olarak kullanılır. Bunun yanında APA yayın kılavuzunu erken tanımak faydalıdır, çünkü kaynak gösterimi ve rapor yazımı bütün ödevlerinizde karşınıza çıkar. Yöntem öğrenmenin en iyi yolu okumak değil uygulamaktır: küçük bir veri setiyle basit bir analiz yapmak, on sayfa okumaktan daha çok öğretir. Bölümünüzde kullanılan bir yazılımı erken öğrenmek de lisansüstü başvurularında somut bir avantaja dönüşür. Yöntem öğrenirken üniversitelerin açık biçimde yayımladığı ders materyallerinden de yararlanabilirsiniz. Bir konuyu iki farklı anlatımdan dinlemek, tek bir kitaba takılıp kalmaktan genellikle daha hızlı sonuç verir ve hangi anlatım biçiminin size uyduğunu gösterir.

Bu listeyi nasıl kullanmalı

Bu liste bitirilecek bir görev değil, yön bulmak için bir haritadır. Önerilen kullanım şudur: bir genel giriş kitabıyla başlayın, ilginizi çeken iki alt alanı seçin ve o alanlarda birer kitap okuyun, ardından yöntem tarafına geçin. Her kitabın sonunda birkaç cümlelik not tutun; ne öğrendiğinizi ve hangi soruyu yanıtsız bıraktığını yazın. Bu notlar ilerideki niyet mektubunuzun ham maddesi olur. İkinci öneri, kitapla makaleyi birlikte götürmektir. Üçüncü sınıftan itibaren ilgi duyduğunuz konuda birkaç güncel makale okumaya başlayın, çünkü alanın bugünkü hali kitaplarda değil makalelerde bulunur. Son olarak, burada adı geçmeyen çok sayıda değerli kaynak olduğunu unutmayın. Emin olmadığımız hiçbir eser veya yazar adını bilerek yazmadık. Bir kaynağı size hocanız veya güvendiğiniz bir mezun önerdiyse, burada geçmemesi onu değersiz kılmaz. Buradaki tercih kapsayıcı olmak değil, yalnızca doğruluğundan emin olduğumuz eserleri yazmaktır. Listeyi zaman içinde ve aynı ölçüyü koruyarak genişletiyoruz.